Publication: Hemodilution and role of aquaporins
Program
KU-Authors
KU Authors
Co-Authors
Kerem Erkalp
Publication Date
Language
Type
Embargo Status
No
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Alternative Title
Hemodilüsyon ve aquaporinlerin rolü
Abstract
This article focuses on the nuanced interplay between hemodilution and aquaporin, elucidating their collective role in preserving fluid homeostasis within the human body. Hemodilution, which is characterized by a reduction in blood component concentration owing to increased plasma volume, commonly occurs during intravenous fluid administration. Aquaporins, integral transmembrane proteins, facilitate water movement across cell membranes. Hemodilution alters osmotic pressure, influencing fluid balance in tissues. Aquaporins, acting as selective water channels, respond dynamically to these changes to ensure precise cellular hydration. This integrated system prevents cellular dehydration and overhydration in the presence of shifting blood volume. Understanding this relationship is clinically significant, especially in fluid-intensive interventions. Healthcare practitioners must consider the potential effects on cellular hydration and osmoregulation, particularly in patients with underlying conditions affecting water homeostasis. Recognizing the intricate connection between hemodilution and aquaporin provides a foundation for optimizing fluid balance in clinical practice. Further exploration of this nexus could lead to the refinement of therapeutic approaches aimed at maintaining cellular integrity and function.
Bu makale, hemodilüsyon ve akuaporinler arasındaki etkileşimi inceleyerek bunların insan vücudundaki sıvı homeostazisinin korunmasındaki kolektif rolünü açıklamaktadır. Artan plazma hacmi nedeniyle kan bileşeni konsantrasyonunun azalmasıyla karakterize hemodilüsyon, genellikle intravenöz sıvı uygulaması sırasında ortaya çıkar. Aynı zamanda, entegre transmembran proteinleri olan akuaporinler, suyun hücre zarları boyunca hareketini kolaylaştırır. Hemodilüsyon, ozmotik basınçta değişikliklere neden olarak dokulardaki sıvı dengesini etkiler. Seçici su kanalları görevi gören akuaporinler bu değişikliklere dinamik olarak yanıt vererek hassas bir şekilde hücresel hidrasyonu sağlar. Bu entegre sistem, değişen kan hacimleri karşısında hücresel dehidrasyonu veya aşırı hidrasyonu önler. Bu ilişkinin anlaşılması, özellikle yoğun sıvı müdahalelerinde klinik önem taşır. Sağlık uygulayıcıları, özellikle su homeostazisini etkileyen altta yatan sorunları olan hastalarda, hücresel hidrasyon ve osmoregülasyon üzerindeki potansiyel etkileri dikkate almalıdır. Hemodilüsyon ve akuaporinler arasındaki karmaşık bağlantının tanınması, klinik uygulamada sıvı dengesinin optimize edilmesi için bir temel sağlar. Bu bağlantının daha fazla araştırılması, hücresel bütünlüğü ve işlevi sürdürmeyi amaçlayan terapötik yaklaşımların geliştirilmesi için umut vaat etmektedir.
Bu makale, hemodilüsyon ve akuaporinler arasındaki etkileşimi inceleyerek bunların insan vücudundaki sıvı homeostazisinin korunmasındaki kolektif rolünü açıklamaktadır. Artan plazma hacmi nedeniyle kan bileşeni konsantrasyonunun azalmasıyla karakterize hemodilüsyon, genellikle intravenöz sıvı uygulaması sırasında ortaya çıkar. Aynı zamanda, entegre transmembran proteinleri olan akuaporinler, suyun hücre zarları boyunca hareketini kolaylaştırır. Hemodilüsyon, ozmotik basınçta değişikliklere neden olarak dokulardaki sıvı dengesini etkiler. Seçici su kanalları görevi gören akuaporinler bu değişikliklere dinamik olarak yanıt vererek hassas bir şekilde hücresel hidrasyonu sağlar. Bu entegre sistem, değişen kan hacimleri karşısında hücresel dehidrasyonu veya aşırı hidrasyonu önler. Bu ilişkinin anlaşılması, özellikle yoğun sıvı müdahalelerinde klinik önem taşır. Sağlık uygulayıcıları, özellikle su homeostazisini etkileyen altta yatan sorunları olan hastalarda, hücresel hidrasyon ve osmoregülasyon üzerindeki potansiyel etkileri dikkate almalıdır. Hemodilüsyon ve akuaporinler arasındaki karmaşık bağlantının tanınması, klinik uygulamada sıvı dengesinin optimize edilmesi için bir temel sağlar. Bu bağlantının daha fazla araştırılması, hücresel bütünlüğü ve işlevi sürdürmeyi amaçlayan terapötik yaklaşımların geliştirilmesi için umut vaat etmektedir.
Source
Publisher
Galenos
Subject
Medicine
Citation
Has Part
Source
Bağcılar Tıp Bülteni
Book Series Title
Edition
DOI
10.4274/BMB.galenos.2024.2024-03-028
item.page.datauri
Link
Rights
CC BY-NC-ND (Attribution-NonCommercial-NoDerivs)
Copyrights Note
Creative Commons license
Except where otherwised noted, this item's license is described as CC BY-NC-ND (Attribution-NonCommercial-NoDerivs)

