Publication: Terapötik oyunun pediatrik onkoloji hastalarında kemoterapiye yönelik korku ve anksiyete düzeyine olan etkisi
Program
Nursing
KU-Authors
KU Authors
Co-Authors
Editor & Affiliation
Compiler & Affiliation
Translator
Other Contributor
Author
Advisor
YÖK Thesis ID
919221
Date on the IR
Date
Language
Type
Embargo Status
No
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Alternative Title
The effect of therapeutic play on fear and anxiety levels of pediatric oncology patients receiving chemotherapy.
Abstract
This study aimed to examine the impact of therapeutic play on the levels of fear and anxiety related to chemotherapy in pediatric oncology patients. As a secondary objective, it assesses the satisfaction of both children and parents with the applied therapeutic play. This research was developed as a single-group pretest-posttest applied, prospective semiexperimental design. The study was conducted with 40 pediatric oncology patients aged 5-12 and their parents. The data collection tools used included the Child Information Form, Child Fear Scale (CFS), Child Anxiety Scale-State (CAS-S), and Satisfaction Scale. Within the scope of the research, while routine care of the clinic was applied to children at the beginning of the first cycle, therapeutic play intervention was implemented in the subsequent cycles. The levels of fear and anxiety related to chemotherapy were assessed at the beginning and end of each cycle. Data were analyzed using descriptive statistics, Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis test, Wil, Wilcoxon Signed Rankelation tests. Of the children, 65% were male, and the average age was 8.98±2.76. A statistically significant decrease was observed in CAS-S scores at the end of the second cycle compared to the first cycle (p<0.001). Similarly, a statistically significant decrease was found in CFS scores at the end of the second cycle compared to the first cycle (p<0.001). There was also a statistically significant decrease in CFS scores at the end of the first cycle compared to the beginning of the first cycle (p<0.001). The decrease in CFS scores at the end of the second cycle compared to the beginning of the second cycle was statistically significant (p<0.001). According to the research findings, a significant decrease in the levels of fear and anxiety related to chemotherapy was observed in children before and after treatment assessments. Furthermore, it was determined that the decrease in fear and anxiety associated with treatment increased as the treatment ed. The results of the research suggest that therapeutic play can be an effective method in reducing fear and anxiety levels related to chemotherapy in pediatric oncology patients. Therefore, therapeutic play is recommended to reduce children's fears related to chemotherapy from diagnosis.
Bu çalışmanın amacı, pediatrik onkoloji hastalarında kemoterapiye yönelik korku ve anksiyete düzeyine terapötik oyunun etkisini incelemektir. Ayrıca, terapötik oyuna ilişkin çocuklar ve ebeveynlerin memnuniyetlerini değerlendirmek de ikincil bir hedef olarak belirlenmiştir. Araştırma, tek grup ön-test-son-test tasarımıyla yürütülmüş ve prospektif bir yarı deneysel çalışma olarak geliştirilmiştir. Çalışma, 5-12 yaş arasında 40 pediatrik onkoloji hastası ve ebeveyni ile gerçekleştirilmiştir. Veri toplama araçları arasında Çocuk Bilgi Formu, Çocuk Korku Ölçeği (ÇKÖ), Çocuk Anksiyete Skalası-Durumluluk (ÇASD) ve Memnuniyet Skalası yer almaktadır. Araştırma sürecinde, ilk kür sırasında çocuklara klinik rutin bakım uygulanmışken diğer kürlerde terapötik oyun uygulanmıştır. Her kürün başında ve sonunda çocukların kemoterapiye karşı korku ve anksiyete düzeyleri değerlendirilmiştir. Veriler tanımlayıcı analizler, Mann Whitney U, Kruskal Wallis testi, Wilcoxon Signed Rank testi ve korelasyon analizleri ile incelenmiştir. Çalışmaya katılan çocukların %65'i erkek ve yaş ortalaması 8,98±2,76 olarak tespit edilmiştir. İkinci kür sonunda, birinci kür başına göre ÇAS-D puanlarında 3,18±0,93 birimlik anlamlı bir düşüş gözlenmiştir (p<0,001). Ayrıca, ÇKÖ puanlarındaki 2,30±0,88 birimlik azalma da istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,001). Birinci kür sonu ile birinci kür başı karşılaştırmasında ÇKÖ puanlarındaki 0,65±0,74 birimlik düşüş de istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0,001). İkinci kür başına göre ikinci kür sonunda ÇKÖ puanlarındaki azalma istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0,001). Araştırma sonuçları, tedavi öncesi ve sonrası yapılan değerlendirmelerde çocukların kemoterapiye karşı duyduğu korku ve anksiyete düzeylerinde anlamlı bir azalma olduğunu göstermektedir. Ayrıca, tedavi sürecinin ilerlemesiyle bu düşüşün arttığı gözlenmiştir. Bulgular, pediatrik onkoloji hastalarında terapötik oyunun kemoterapiye karşı duyulan korku ve anksiyete düzeylerini azaltmada etkili bir yöntem olabileceğini önermektedir. Bu nedenle, tanı anından itibaren terapötik oyunun kullanılması, çocukların kemoterapiye karşı duyduğu korkuyu azaltmak amacıyla önerilmektedir.
Bu çalışmanın amacı, pediatrik onkoloji hastalarında kemoterapiye yönelik korku ve anksiyete düzeyine terapötik oyunun etkisini incelemektir. Ayrıca, terapötik oyuna ilişkin çocuklar ve ebeveynlerin memnuniyetlerini değerlendirmek de ikincil bir hedef olarak belirlenmiştir. Araştırma, tek grup ön-test-son-test tasarımıyla yürütülmüş ve prospektif bir yarı deneysel çalışma olarak geliştirilmiştir. Çalışma, 5-12 yaş arasında 40 pediatrik onkoloji hastası ve ebeveyni ile gerçekleştirilmiştir. Veri toplama araçları arasında Çocuk Bilgi Formu, Çocuk Korku Ölçeği (ÇKÖ), Çocuk Anksiyete Skalası-Durumluluk (ÇASD) ve Memnuniyet Skalası yer almaktadır. Araştırma sürecinde, ilk kür sırasında çocuklara klinik rutin bakım uygulanmışken diğer kürlerde terapötik oyun uygulanmıştır. Her kürün başında ve sonunda çocukların kemoterapiye karşı korku ve anksiyete düzeyleri değerlendirilmiştir. Veriler tanımlayıcı analizler, Mann Whitney U, Kruskal Wallis testi, Wilcoxon Signed Rank testi ve korelasyon analizleri ile incelenmiştir. Çalışmaya katılan çocukların %65'i erkek ve yaş ortalaması 8,98±2,76 olarak tespit edilmiştir. İkinci kür sonunda, birinci kür başına göre ÇAS-D puanlarında 3,18±0,93 birimlik anlamlı bir düşüş gözlenmiştir (p<0,001). Ayrıca, ÇKÖ puanlarındaki 2,30±0,88 birimlik azalma da istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,001). Birinci kür sonu ile birinci kür başı karşılaştırmasında ÇKÖ puanlarındaki 0,65±0,74 birimlik düşüş de istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0,001). İkinci kür başına göre ikinci kür sonunda ÇKÖ puanlarındaki azalma istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0,001). Araştırma sonuçları, tedavi öncesi ve sonrası yapılan değerlendirmelerde çocukların kemoterapiye karşı duyduğu korku ve anksiyete düzeylerinde anlamlı bir azalma olduğunu göstermektedir. Ayrıca, tedavi sürecinin ilerlemesiyle bu düşüşün arttığı gözlenmiştir. Bulgular, pediatrik onkoloji hastalarında terapötik oyunun kemoterapiye karşı duyulan korku ve anksiyete düzeylerini azaltmada etkili bir yöntem olabileceğini önermektedir. Bu nedenle, tanı anından itibaren terapötik oyunun kullanılması, çocukların kemoterapiye karşı duyduğu korkuyu azaltmak amacıyla önerilmektedir.
Source
Publisher
Koç University
Subject
Neoplasms, Pediatrics, Cancer in children, Pediatrics, diseases
Citation
Has Part
Source
Book Series Title
Edition
DOI
item.page.datauri
Link
Rights
restrictedAccess
Copyrights Note
© All Rights Reserved. Accessible to Koç University Affiliated Users Only!
