Publication: The interplay of sociocultural attitudes towards apperance, benevolent sexism and mental well-being: a self-objectification framework
Program
Clinical Psychology
KU-Authors
Akyol, Berrak
KU Authors
Co-Authors
Authors
Advisor
Eskin, Mehmet
YÖK Thesis ID
964790
Approval Date
Publication Date
Language
Type
Embargo Status
No
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Alternative Title
Kendini nesneleştirme bağlamında görünüşe yönelik sosyokültürel tutumlar, korumacı cinsiyetçilik ve ruh sağlığının ilişkisi
Abstract
Sociocultural appearance pressures and traditional gender roles play a critical role in shaping individuals' body image and psychological well-being. Grounded in self- objectification theory, this study examined how internalized standards regarding appearance contribute to symptoms of anxiety and depression through three mediators: body surveillance, body shame, and appearance anxiety. Benevolent sexism was examined as a moderator of the relationship between appearance pressures and self-objectification. Data were collected from 314 Turkish participants and analyzed using Hayes' PROCESS macro. Results showed that sociocultural pressures had a significant direct effect on mental health symptoms. Among the proposed mediators, only appearance anxiety was significant. Benevolent sexism did not moderate any of the hypothesized pathways. Analyses by age group suggested that younger and older adults may experience appearance pressures through different psychological pathways, underscoring the potential value of age-sensitive approaches. Exploratory gender-based analyses showed that for women, sociocultural pressures predicted symptoms both directly and indirectly through appearance anxiety, while for men, the effect was fully mediated. These findings highlight appearance anxiety as the most salient mechanism linking appearance-based social pressures to mental health, emphasizing the need for culturally and gender-sensitive interventions.
Görünüşe yönelik sosyokültürel baskılar ve geleneksel cinsiyet rolleri, bireylerin ruh sağlığı üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Bu çalışma, kendini nesneleştirme kuramını temel alarak, içselleştirilmiş güzellik standartlarının anksiyete ve depresyon belirtilerine nasıl katkıda bulunduğunu; beden gözetimi, beden utancı ve görünüş kaygısı olmak üzere üç aracı değişken üzerinden incelemiştir. Ayrıca, korumacı cinsiyetçiliğin sosyokültürel baskılar ve kendini nesneleştirme arasındaki ilişkiye moderatör etkisi olup olmadığı değerlendirilmiştir. Veriler, 314 Türk katılımcıdan toplanmış ve analizler Hayes'in PROCESS makrosu kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bulgular, sosyokültürel baskıların ruh sağlığı üzerinde anlamlı bir doğrudan etkisi olduğunu göstermiştir. Öne sürülen üç aracıdan yalnızca görünüş kaygısı anlamlı bulunmuştur. Korumacı cinsiyetçilik ise öne sürülen yolların hiçbirinde anlamlı bir moderatör rolü oynamamıştır. Yaş gruplarına göre yapılan ek analizler, genç ve ileri yaştaki yetişkinlerin görünüşe yönelik baskıları farklı psikolojik mekanizmalar aracılığıyla deneyimleyebileceğini ortaya koyarak, yaşa duyarlı yaklaşımların önemine işaret etmiştir. Cinsiyet temelli analizler, kadınlar için sosyokültürel baskıların hem doğrudan hem de görünüş kaygısı aracılığıyla dolaylı olarak ruh sağlığı belirtilerini etkilediğini; erkekler için ise bu ilişkinin tamamen aracılı bir biçimde işlediğini ortaya koymuştur. Araştırmanın sonuçları, görünüş kaygısını, görünüşe dayalı toplumsal baskılar ile ruh sağlığı arasındaki en belirgin mekanizma olarak öne çıkarmakta ve kültür ve cinsiyet temelli müdahalelere olan ihtiyacı vurgulamaktadır.
Görünüşe yönelik sosyokültürel baskılar ve geleneksel cinsiyet rolleri, bireylerin ruh sağlığı üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Bu çalışma, kendini nesneleştirme kuramını temel alarak, içselleştirilmiş güzellik standartlarının anksiyete ve depresyon belirtilerine nasıl katkıda bulunduğunu; beden gözetimi, beden utancı ve görünüş kaygısı olmak üzere üç aracı değişken üzerinden incelemiştir. Ayrıca, korumacı cinsiyetçiliğin sosyokültürel baskılar ve kendini nesneleştirme arasındaki ilişkiye moderatör etkisi olup olmadığı değerlendirilmiştir. Veriler, 314 Türk katılımcıdan toplanmış ve analizler Hayes'in PROCESS makrosu kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bulgular, sosyokültürel baskıların ruh sağlığı üzerinde anlamlı bir doğrudan etkisi olduğunu göstermiştir. Öne sürülen üç aracıdan yalnızca görünüş kaygısı anlamlı bulunmuştur. Korumacı cinsiyetçilik ise öne sürülen yolların hiçbirinde anlamlı bir moderatör rolü oynamamıştır. Yaş gruplarına göre yapılan ek analizler, genç ve ileri yaştaki yetişkinlerin görünüşe yönelik baskıları farklı psikolojik mekanizmalar aracılığıyla deneyimleyebileceğini ortaya koyarak, yaşa duyarlı yaklaşımların önemine işaret etmiştir. Cinsiyet temelli analizler, kadınlar için sosyokültürel baskıların hem doğrudan hem de görünüş kaygısı aracılığıyla dolaylı olarak ruh sağlığı belirtilerini etkilediğini; erkekler için ise bu ilişkinin tamamen aracılı bir biçimde işlediğini ortaya koymuştur. Araştırmanın sonuçları, görünüş kaygısını, görünüşe dayalı toplumsal baskılar ile ruh sağlığı arasındaki en belirgin mekanizma olarak öne çıkarmakta ve kültür ve cinsiyet temelli müdahalelere olan ihtiyacı vurgulamaktadır.
Source
Publisher
Koç University
Subject
Anxiety disorders treatment, Body image psychological aspects, Cognitive therapy, Disfigured person psychology, Anxiety disorders therapy, Body image psychology, Cognitive behavioral therapy, Body dysmorphic disorder, Mental disorders complications
Citation
Has Part
Source
Book Series Title
Edition
DOI
item.page.datauri
Link
Rights
restrictedAccess
Copyrights Note
© All Rights Reserved. Accessible to Koç University Affiliated Users Only!
