Publication: The role of molecular markers and clinicopathological features in predicting central lymoh node metastases of papillary thyroid microcarcinoma
Program
Cellular and Molecular Medicine
KU-Authors
KU Authors
Co-Authors
Authors
Advisor
YÖK Thesis ID
931639
Approval Date
Publication Date
Language
Type
Embargo Status
No
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Alternative Title
Papiller tiroid mikrokarsinomunun santral lenf nodu metastazını öngörmede moleküler belirteçler ve klinikopatolojik özelliklerin rolü
Abstract
Background: Despite the favorable prognosis of papillary thyroid microcarcinoma (PTMC), the frequent occurrence (up to 60%) of central lymph node metastasis (CLNM) poses a significant challenge, influencing recurrence and survival. The limited accuracy of preoperative neck ultrasonography in detecting CLNM necessitates exploring a combination of radiologic, histopathologic, and clinical factors for effective prediction of CLNM. This study aims to evaluate the predictive value of molecular markers and clinicopathological features for CLNM in PTMC patients. Methods: Between February 2019 and December 2023, patients who underwent thyroidectomy operations at Koç University Hospital and American Hospital were included in this study. From this group, 145 patients with tumor sizes ≤10 mm (PTMC) were included in the study. Those without prophylactic or therapeutic central neck dissection, and with <3 excised lymph nodes were excluded from the study. Patients were divided into two study groups based on CLNM. Patient demographics and clinicopathological features, BRAFV600E mutation, desmoplasia and Masson trichrome staining were evaluated. Both univariate and multivariate logistic regression analyses were performed. Results: Among the 65 participants, 35 (53.8%) exhibited CLNM. Larger tumor sizes, lymphovascular invasion, aggressive subtype presence, BRAFV600E mutation positivity, higher extent and intensity scores of desmoplasia and trichrome staining were significant predictors of lymph node metastasis on univariate analyses (p<0.001). In order to predict the presence of CLNM, multivariate logistic analyses were performed. It was established that diffuse desmoplasia and trichrome extent increased the probability of lymph node metastasis by 13.6 and 9.8, respectively. Conclusion: The findings of this study revealed significant associations between increased desmoplasia and trichrome staining scores and the probability of lymph node metastasis. However, further prospective studies with larger cohorts and comprehensive molecular analysis to validate these preliminary findings.
Arka Plan: Papiller tiroid mikrokarsinomunun (PTMK) olumlu prognozuna rağmen, santral lenf nodu metastazının (SLNM) sık görülmesi (%60'a kadar), nüks ve sağkalımı etkileyen önemli bir sorun teşkil etmektedir. Preoperatif boyun ultrasonografisinin SLNM'yi tespit etmedeki sınırlı kullanımı, SLNM'nin etkili bir şekilde öngörülmesi için radyolojik, histopatolojik ve klinik faktörlerin araştırılmasını gerektirir. Bu çalışma, PTMK hastalarında moleküler belirteçlerin ve klinikopatolojik özelliklerin SLNM'yi öngörmedeki rolünü değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Yöntemler: Şubat 2019 ile Aralık 2023 tarihleri arasında Koç Üniversitesi Hastanesi veya Amerikan Hastanesi'nde tiroidektomi operasyonu geçiren hastalar arasından tümör boyutu ≤10 mm (PTMK) olan 145 hasta çalışmaya dahil edildi. Profilaktik veya terapötik santral boyun diseksiyonu olmayanlar ve eksize edilen lenf nodu sayısı 3'ün altında olanlar çalışma dışı bırakılmıştır. Hastalar SLNM'ye göre iki çalışma grubuna ayrılmıştır. Hastaların demografik özellikleri ve klinikopatolojik özellikleri, BRAFV600E mutasyonu, dezmoplazi ve Masson trikrom boyaması değerlendirilmiştir. Hem tek değişkenli hem de çok değişkenli lojistik regresyon analizleri yapılmıştır. Bulgular: 65 katılımcının 35'inde (%53,8) SLNM görülmüştür. Tek değişkenli analizlerde tümör boyutlarının büyük olmasının, lenfovasküler invazyonun, agresif alt tip varlığının, BRAFV600E mutasyon pozitifliğinin, desmoplazi ve trikrom yayılım ve yoğunluk skorlarının yüksek olmasının lenf nodu metastazı varlığını öngörmede anlamlı değişkenler olduğu gösterilmiştir (p<0,001). SLNM varlığını tahmin etmek için çok değişkenli lojistik analizler yapılmıştır. Diffüz desmoplazi ve trikrom yayılımının lenf nodu metastazı olasılığını sırasıyla 13,6 ve 9,8 kat arttırdığı belirlenmiştir. Sonuç: Bu çalışmanın bulguları, artan desmoplazi ve trikrom boyama skorları ile lenf nodu metastazı olasılığı arasında anlamlı ilişkiler olduğunu ortaya koymuştur. Ancak bu ön bulguları doğrulamak için daha büyük gruplarla ve kapsamlı moleküler analizlerle daha ileri prospektif çalışmalar yapılması gerekmektedir.
Arka Plan: Papiller tiroid mikrokarsinomunun (PTMK) olumlu prognozuna rağmen, santral lenf nodu metastazının (SLNM) sık görülmesi (%60'a kadar), nüks ve sağkalımı etkileyen önemli bir sorun teşkil etmektedir. Preoperatif boyun ultrasonografisinin SLNM'yi tespit etmedeki sınırlı kullanımı, SLNM'nin etkili bir şekilde öngörülmesi için radyolojik, histopatolojik ve klinik faktörlerin araştırılmasını gerektirir. Bu çalışma, PTMK hastalarında moleküler belirteçlerin ve klinikopatolojik özelliklerin SLNM'yi öngörmedeki rolünü değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Yöntemler: Şubat 2019 ile Aralık 2023 tarihleri arasında Koç Üniversitesi Hastanesi veya Amerikan Hastanesi'nde tiroidektomi operasyonu geçiren hastalar arasından tümör boyutu ≤10 mm (PTMK) olan 145 hasta çalışmaya dahil edildi. Profilaktik veya terapötik santral boyun diseksiyonu olmayanlar ve eksize edilen lenf nodu sayısı 3'ün altında olanlar çalışma dışı bırakılmıştır. Hastalar SLNM'ye göre iki çalışma grubuna ayrılmıştır. Hastaların demografik özellikleri ve klinikopatolojik özellikleri, BRAFV600E mutasyonu, dezmoplazi ve Masson trikrom boyaması değerlendirilmiştir. Hem tek değişkenli hem de çok değişkenli lojistik regresyon analizleri yapılmıştır. Bulgular: 65 katılımcının 35'inde (%53,8) SLNM görülmüştür. Tek değişkenli analizlerde tümör boyutlarının büyük olmasının, lenfovasküler invazyonun, agresif alt tip varlığının, BRAFV600E mutasyon pozitifliğinin, desmoplazi ve trikrom yayılım ve yoğunluk skorlarının yüksek olmasının lenf nodu metastazı varlığını öngörmede anlamlı değişkenler olduğu gösterilmiştir (p<0,001). SLNM varlığını tahmin etmek için çok değişkenli lojistik analizler yapılmıştır. Diffüz desmoplazi ve trikrom yayılımının lenf nodu metastazı olasılığını sırasıyla 13,6 ve 9,8 kat arttırdığı belirlenmiştir. Sonuç: Bu çalışmanın bulguları, artan desmoplazi ve trikrom boyama skorları ile lenf nodu metastazı olasılığı arasında anlamlı ilişkiler olduğunu ortaya koymuştur. Ancak bu ön bulguları doğrulamak için daha büyük gruplarla ve kapsamlı moleküler analizlerle daha ileri prospektif çalışmalar yapılması gerekmektedir.
Source
Publisher
Koç University
Subject
Thyroid gland, Thyroid gland cancer, Metabolism disorders, Thyroid neoplasms, Thyroid neoplasms diagnosis
Citation
Has Part
Source
Book Series Title
Edition
DOI
item.page.datauri
Link
Rights
restrictedAccess
Copyrights Note
© All Rights Reserved. Accessible to Koç University Affiliated Users Only!
